EKONOMİ

Türkiye’de Yaşanan Ekonomik Krizler

Bir önceki yazımızda dünyada yaşanan ekonomik krizlerle birlikte yaşanan durumlara değinmiştik. Bugünkü yazımızda ise Türkiye’de yaşanan ekonomik krizlerden söz edeceğiz. Ekonomik Krizler ile birlikte yaşanan olumsuzluklar

Mali ve parasal muhtevanın sağlanamadığı disiplinsizliğin beraberinde getirdiği makro ekonomik düzensizlikler ekonomik küçülmeyle birlikte krizleri de beraberinde getirir. Ekonomik krizler ilk olarak bankacılık sektörlerinde, ardından döviz krizlerinin yaşanmasıyla ve son olarak reel sektörlerde başlayan daralma ekonomik krize yol açmaktadır. Ülkelerin yanlış politikaları, para politikalarının yönetilememesinin sonucu olarak girilen borç çıkmazları, istikrarsız ekonomi ve popülist politikalar ekonomik krizlere fırsat tanır.

Kapitalizmden önce de ekonomik krizler yaşanıyordu. Yaşanan krizlerin ortak tarafı üretim yetersizliğiydi. Doğal afetler ve benzeri nedenlerle üretimin ihtiyacın altında gerçekleşmesiydi. Yaşanan bu krizler sonucunda insanlar açlık ve sefalete mahkum olurdu. Kapitalizmle birlikte üretim fazlalığı krizleri meydana getirmektedir. Bunun sebebi arz fazlası üretimin hangi sektörlere yöneleceğinin bilinmemesidir. Yatırımcının amacı kar elde etmektir. Piyasada aynı tür üretim mallarının fazlalığıyla üretim artışı kriz ortamı yaratır. Kapitalist ülkelerde üretilen malın belirli bir plan program dahilinde piyasaya sürülmesi kriz riskini azaltır.

Kapitalist sistemlerde denge halinin oluşması istisnadır. Birbirinden bağımsız karar veren ve birbiriyle rekabet halinde olan bir büyük firma girişimcinin tamamının planlarının tutması, neredeyse imkansızdır. Kapitalist sistemin düzenli olarak kriz üretmesinin sebebi, işte budur. Hem kapitalist ekonomi kurallarını benimsemek, hem de bu krizlerden kurtulmak hiçbir zaman mümkün olmamıştır. Krizlerin sonucunda ise; iflas eden fabrikalar, firmalar, batan bankalar, üretilen malların depolarda kaderlerine terk edilmesi ve çürüyen mallar… Yıkımlar belirtilen sorunlardan ibaret kalmaz, artan işsizlikle, iflaslar, sosyal gerginlikler vb. durumlar da yaşanır. Bu gelişmeler beraberinde sosyal dengesizlik ve çatışmaları getirir.

Ekonomik Krizlerin Ortaya Çıkış Sebepleri

Büyük Kriz 1929’da başlayan fakat 1930’lu yıllarda da devam eden ekonomik krizler verilen isimdir. Kriz, Kuzey Amerika ve Avrupa merkezli olmasına rağmen, dünyanın geri kalan ülkelerinde özellikle de sanayileşmiş ülkelerde yıkıcı etkiler yaratmıştır. 1929 Ekonomik buhranı daha önce yaşanmamış bir kriz olarak meydana gelmiştir. Ekonomik darboğaz, işsizlik, durgunluğun en büyük sebebi olmuştur. Bu krizle birlikte yeni istihdam alanları ve yeni akımların öncüsü olmuştur.

Bu bunalım en fazla sanayileşmiş şehirlerde etkisini göstermiş, sanayi kentlerinde işsizler ve evsizler ordusu yaratmıştır. Krizden etkilenen ülkelerde inşaat faaliyetleri durmuş; tarım ürünü fiyatlarındaki %40-60’lık düşüş, çiftçileri ve kırsal bölge nüfusunu etkilemiştir. Talebin beklenmedik düzeyde düşmesi nedeniyle madencilik alanı ekonomik krizin en fazla etkilendiği sektörlerden biri olmuştur. Büyük Bunalım farklı ülkelerde farklı tarihlerde sona ermiştir. Türkiye’de yaşanan ekonomik krizler hangileri onlara bakalım.

Ülkesel Bazda Ekonomik Krizler 

ekonomik krizlerin ortaya çıkış sebepleri
ekonomik krizlerin ortaya çıkış sebepleri

1946 Ekonomik Krizi

2. Dünya savaşıyla birlikte askere alınan genç nüfus ve gerekli teçhizatların sağlanmasına yönelik başlatılan çalışmalar tarımın gerilemesine yol açmıştır. Ekonomisi tamamen tarımsal üretime bağlı olan Türkiye’de ekonomik kriz olmuştur. Devalüasyon olmuş, bu devalüasyonla ithal ürünlerin üzerindeki kısıtlamalar kaldırılmış, ithalatın ihracatı geçmesiyle kriz farklı bir boyuta evrilmiştir.

1958 Ekonomik Krizi

1950-1960 yılları arasında, özel sermaye, öncelikle büyük ticaret ve tarım zengin iş adamlarının elinde birikmeye başladı. Liberal politikalar sonucu ithalatın sürekli artması ve ihracat gelirlerindeki yetersizlik dış ticaret açıklarına sebep olmuş ve dış borçlar sürekli artmıştır. Cari açık baş edilemeyecek boyutlara gelmiştir. 1958 yılına gelindiğinde, Türkiye artık dış borç anapara ve faiz ödemelerinde zorluk çekmeye başlamıştır. Dış borçlarda borç erteleme gitmek zorunda kalmıştır. Liberal politikalar bu dönemde ülkede sanılanın aksine yüksek enflasyon, bütçe açıkları ve dış ticaret açıklarına yol açmıştır. Sabit kur politikası uygulamasının başarısız olması, ithalatın artması, 1954’ten sonra tarımsal üretimin düşmesini sağlamıştır. Büyüme hızının yavaşlaması, enflasyon hızının yükselmesi, döviz sıkıntısının ortaya çıkmasına yol açmıştır.

1974/1980 Petrol Krizleri

1974 yılında başlayan ve uluslararası petrol krizinin sebebi petrol fiyatlarının 4 katına çıkarılmasıyla meydana gelmiştir. Ekonomik politikaların yavaşlamasıyla işsizlik artmıştır. 1974 yılındaki bu kriz ve Türkiye’nin Kıbrıs Barış Harekatından dolayı Türkiye’ye uygulanan ambargo ile başta ekonomi ve altyapı darboğazlığına girilmiştir.

1982 Bankerler Kaynaklı Ekonomik Krizler

Banker adı verilen şahıs ve kuruluşların faiz yükseltmeleri, bankerleri borç alınan paraların faizinin ödenmesi için, daha yüksek faiz ile borçlanılmak zorunda bırakır. Sürekli olarak faiz yükseltme davranışı ortaya çıkmıştır. 1982 yılında Bankerler Krizi serbest faiz politikasının ve banker iflaslarının, bireysel bankaların uygulamaları ile yönetim tarzlarının birleşmesinin bir sonucu olarak yaşanmıştır.

1990 Yılındaki Körfez Krizleri

Birleşmiş Milletler’in Irak ve Kuveyt’e müdahaleleri ile şekillenen Körfez Savaşının yansımasıyla Türkiye’de ekonomik kriz yaşanmıştır.

1994 Yılı Krizi

En uzun ve en etkileyici kriz Türkiye’de 1994 yılında yaşanmıştır. 1994 öncesinde kamu kurumları faiz dışı harcamaları, kamu gelirlerinden daha fazla açık vermiştir. Kamu kurumları gelirlerinden daha fazla harcama yapmıştır. Kamu harcamalarının Merkez Bankası tarafından finanse edilmesi ülkede hiper enflasyon yaşanmıştır.

2001 Yılı Ekonomik Krizler

Türkiye’nin Kara Çarşambası olarak da bilinen ekonomik krizdir. Milli Güvenlik Kurulunda Cumhurbaşkanı ve Başbakan arasında yaşanan siyasi krizin ekonomik krize dönüşmesidir. Ekonomik daralma berberinde işsizlik, yoksulluk vb. durumları meydana getirmiştir.

2008 Yılı Ekonomik Krizler

2008 yılında ortaya çıkan ve dünyanın bir çok ülkesini olumsuz etkileyen krizdir. 2008 yılında Amerika’da taşınmaz malların değer kaybetmesiyle iflasların yaşandığı krizdir.

 

Bir önceki yazımız olan Dünyada Yaşanan Ekonomik Krizler başlıklı makalemizde Dünyada Yaşanan Ekonomik Krizler, Ekonomik Krizlerin Ortaya Çıkış Sebepleri ve Küresel Ölçekte Krizler hakkında bilgiler verilmektedir.

Zahir Nazlı

Genç, yakışıklı, dinamik, kendini okumaya ve yazmaya adamış karizmatik bir karakter.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu